Cuma Hutbesi

ALLAH İÇİN SEVMEK

10 Nisan 2026

قال الله تعالي: ﴿اَلْأَخِلَّاءُ يَوْمَئِذٍ بَعْضُهُمْ لِبَعْضٍ عَدُوٌّ إلَّا المُتَّقِينَ﴾ [سورة الزخرف: ٦٧]

قال رسول الله ﷺ: ﴿مَنْ أَحَبَّ لِلهِ وَأَبْغَضَ لِلهِ وَأَعْطَى لِلهِ وَمَنَعَ لِلهِ فَقَدِ اسْتَكْمَلَ الْإِِيمَانَ﴾[ابو داود]

Muhterem Mü’minler,

Bugünkü hutbemiz, Allah için sevmek hakkındadır.

Sevgi, Cenâb-ı Hak tarafından insanoğluna lütfedilen en saf ve asil duygudur. Ancak her duygu gibi sevginin de meşru bir istikameti ve gayesi olmalıdır. Meşru olan şeyleri veya kimseleri maddi bir menfaat için değil de Allah rızası için sevmek, Mümin için sevginin ölçüsü ve zirvesidir.

Birisini Allah için sevmek; o kişinin makamına, malına, cemaline ve itibarına değil; onda tecelli eden güzel ahlaka, imana ve Allah’ın rızasına uygun hallere gönül vermektir. Bu sevgi saf ve katışıksızdır; bunda hiçbir dünyevi menfaat gözetilmez. Sevginin dayanağı Allah olduğu müddetçe kalıcıdır; aradaki bağ asla kopmaz.

Allah için sevmek, seven kişinin imanın tadına ermesine vesile olur. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurur:

“Şu üç özellik kimde bulunursa o kişi imanın zevkini tatmış olur. (Bunlardan birincisi): Allah ve Rasulü kendisine başkalarından daha sevimli olmak. (İkincisi): Sevdiği kimseyi sadece Allah için sevmek. (Üçüncüsü de): İmandan sonra küfre dönmekten, ateşe atılmaktan hoşlanmadığı gibi hoşlanmamak.”[1]

Allah için sevmenin bazı alametlerini şöyle sıralayabiliriz:

Birincisi vefalı olmaktır. Allah için seven kişi, arkadaşı hataya düştüğü zaman onu terk etmek yerine Allah rızası için ona doğruyu gösterir ve dua eder. Darda kaldığı zaman yardımına koşar.

İkincisi, arkadaşının gıyabında ona dua edecek ve yanında değilken bile onun iyiliğini isteyecek kadar samimi olmaktır.

Ayrıca, Mü’min kardeşinin ayıbını aramak yerine Allah’ın rızasını kazanmak gayesiyle onun kusurlarını örtmeyi tercih edebilmektir.

Bu temiz ve safi duygularla birbirini seven Müminlerin ahirette kazanacağı mükafat, Sahih-i Buhari ve Müslim’de rivayet edilen bir hadis-i şerifte şöyle açıklanmıştır. Efendimiz (s.a.v.); “Allah’ın (arşının) gölgesinden başka hiçbir gölgenin bulunmadığı (mahşer) gününde Allah’u Teâlâ yedi sınıf insanı gölgelendirir.” buyurmuş ve bunlardan birisi de “Allah için birbirini seven ve o sevgi üzerine toplanıp ayrılan iki kişidir.” diye tarif etmiştir. [2]

Allah için olan sevgi; nefsani ve şehevi duygulardan arınmış hakiki bir sevgidir ki, kâmil imanın alametlerindendir. Bir Hadis-i Şerif bunu şöyle izah eder:

“Kim Allah için sever, Allah için buğzeder, Allah için verir ve Allah için menederse imanını kemale erdirmiş olur.”[3]

Allah için olan muhabbeti geliştiren birtakım hususlar vardır.

Hediyeleşmek bunlardan birisidir. Mutluluğun meydana gelmesinde, muhabbet ve kaynaşmanın devam etmesinde hediyeleşmenin rolü büyüktür. Hediye basit de olsa aradaki kinin, nefretin ve düşmanlığın izalesine vesile olur.

Bir Hadis-i Şerifte: “Hediyeleşiniz ki aranızdaki muhabbet artsın.”[4] buyurulmuştur.

Din kardeşine selam vermek de muhabbetin güçlenmesine vesile olur. Peygamber Efendimiz (s.a.v.): “İman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe (hakikaten) iman etmiş olmazsınız. Size, yaptığınız zaman birbirinizi seveceğiniz şeyi göstereyim mi? Aranızda selamı yayınız!”[5] buyurmuşlardır.

Kendisinde Allah rızası bulunmayan; insanları günahta, isyanda haram ve yasak duygularda bir araya getiren sevgilerin dünyada neticesi kötü, ahirette azabı ve pişmanlığı çetindir. Böylesi sevgi bağlarıyla dostluk kuranların ahiretteki durumunu Cenâb-ı Hak şöyle beyan buyurur:

“(Günah ve küfürde can ciğer) dostlar, o gün birbirlerine düşman kesilirler. Yalnız takva sahipleri (ihlasla Allah’ın emirlerine uygun yaşayanlar) hariçtir.[6]

 

[1] Buhari, İman, 9, Müslim, İman, 43

[2] Buhari, Ezan 36, (660)

[3] Ebu Davud, Sünnet, 4681

[4] Buhari, El-Edebü’l-müfred, 594

[5] İbn-i Mace, Mukaddime, 68, Müslim, İman, 54

[6] Zuhruf, 67